Yalnızlık ve sensizlik dolu gecenin karanlığından kaçmak, sabaha ümitle,sevgiyle kavuşmak istiyorum.Seni unutmak bir an olsun hatırlamamak için binlerce kez kendime söz veriyor, ancak bir kere olsun sözümü tutamıyorum.Sensizliğin damarlarımda dolaşan kanı seni unutmama, bir saniye olsun aklımdan çıkmana engel oluyor.Kafesinde özgürlüğü elinden alınmış bir kuşun ölümü beklemekten başka çaresinin olmayışı gibi bende çaresizim.Bana bir damla mutluluğu çok görüp hüzün denizinde ölüme ter eden sen;
Söyle şimdi mutlumusun ? Arzuların gerçekleşti mi? Gülüyormu o her zaman gülen gözlerin ? Unuttun mu beni, unutabilecekmisin ? Ya o hatıraları silebilecekmisin zihninden ? Gücün buna yetecek mi ? Acı ve ızdıraplardan kaçabilecekmisin,saklanmaya gizlenmeye yerin olacak mı? Teselli verecek bir sırdaşın sığınabileceğin bir liman ve her saniye adını heceleyen bir yürek bulabilecekmisin yüreksiz insanlar arasında ? Her saat duyduğun hüzünlü şarkıların seni senden alıp hayaller alemine götürmesinden kurtarabilecekmisin kendini. Ve bir gün belki de hatanı anlayacak ancak dönecek cesareti bulabilecekmisin vefasız yüreğinde.
Saçların ellerimin sıcaklığını,gözlerin utangaçlığımı,dudakların sıcak nefesimi arzulayacak.Gözyaşlarına engel olmak için kendini zorlayacaksın.Bana karşı nefret hislerini artırmak için bahaneler arıyacaksın.Gökyüzündeki yıldızlarda düşen yağmur damlasında kokladığın o kırmızı güllerde bulacaksın beni.Yeniden döneceksin davetsiz misafir gibi birlikte yaşadığımız hatıraların koynuna.Bu kez arkadaşın karanlık gece,hüzünlü şarkılar olacak.Ellerimin sıcaklığını göz yaşlarınla ıslattığın yastığında bulacaksın.Sıcak nefesimi ise eski bir kitabın küflü yaprakları arasında senin değil o eski kitabın merhametine sığınmış resmimden duymaya çalışacaksın. Ve o zaman yalnızlığın ne demek olduğunu anlıyacaksın. Ve şunu da unutma ki ben seni unutmak için değil kendimi unutmak için sevdim.Sen benim için hayatın anlamı, gözyaşlarımın ilk akışı hayat okulumun son sınıfı, doğan güneşimin aydınlığı,gecemin karanlığı seher vakti uykumun şirinliği idin. Kalbimde her zaman boş kalacak bir mezar kazdım senin için.Yaşayacaksın benimle ben yaşadıkça.Bu zayıf vücudum ecel karşısında maglup olduğu gün seni kendime,kendimide seninle birlikte sessizliğe gömeceğim
Bu günahla seni bağışlamıyorum…
18.01.2008
Seni çook seviyorum demesini bir ben bilirim.
Çook günler geçti aradan seni görmeyeli
Seviyorum herşeye ragmen seni
Sen Sevsende sevmesende bıktım Seni Çook Seviyorum…
17.12.2007
Bazı şeyler vardır söylemesi zordur ama cidden göstermesi zordur. Mesela elektrik vardır bilirsiniz ama gösteremezsiniz. Ancak ışığı açtığınızda ampulde can bulur ya da elektrikli bir aleti çalıştırdığınızda hayat bulur. Mesela ruh vardır, her insanda vardır. Olmadan insan yaşayamaz. Hatta bazen cansız varlıklarda bile vardır. Bir resim vardır, hiçbir şekilde canlı değildir ama baktığınızda bir şeyler anlatır. Aslında resim değil resmin ruhu size bir şeyler anlatır.
Seni seviyorum da aynen böyle bir şey. Sadece iki basit sözcükten ibarettir. Bir tanesi sen diğeri sevmek ten oluşmuş bir şey. Bir araya geldiklerinde değil birisine karşı söylendiğinde de değil, insanın kalbinde bu iki kelimeyi hissetmesi ile bir anlam kazanır sadece.
Çok kolay söylenebilir değil mi? ama ya söylendikten sonrası? Hoşlanmaktan ötesi. Saygı duymak, yaptıklarını bir kişinin kayıtsız onaylamaktır. Benliğinde yer etmektir.
Seni seviyorum demek sorumluluk gerektirir. Saçma sapan şeyler yapmaktır. İnsanın bacaklarının titremesidir. Sigarasını var gücü ile çekmesidir. Susuz bir denizde boğulmaktır. Uykusunda sayıklamasıdır. Yağmurlu havada saatlerce bekleyebilmesidir. Karın içinde paltosuz üşümemesidir.
Seni seviyorum da işte böyle anlam kazanır. Sadece söylendiğinde değil.
Seni seviyorum demek, teslim olmaktır. Her açıdan kazanılabilecek bir savaşta teslim olmaktır.
Ben sana seni seviyorum dediğimde, bunların hepsini yaşamıştım. Hala yaşıyorum. Bu sevginin neden hala tükenmediğini de merak ediyorum. Bu sevginin kayağını nereden alıyor, nasıl yaşıyor hala anlayamıyorum. Zaten dünya bazen anlamını yitiriyor. Hayat duruyor. Sanki zaman durmuş sadece ben hareket ediyorum gibi oluyor. Bazen de sadece ben durmuşum zaman hızla akıp gidiyor gibi oluyor.
Bazen kelimeler anlamını yitiriyor. Şimdi olduğu gibi. Ne yazık ki hala seviyorum. Kendime engel olaya çalıştığım unutmak için çabaladığıma rağmen. Bir bataklık gibisin. Çırpındıkça beni daha çok içine gömen bir bataklık gibi…
Ne yaptığımı son günlerde bilemez oldum iyice. Bildiğim en iyi şey ve yapabildiğim en iyi tek şey var sadece. Ama elektrik gibi, resim gibi şu an, yanımda sen olmadığı için varlığı belli olmuyor. Var olduğunu sadece ben biliyorum ama sen göremiyorsun.
Seni seviyorum.
15.12.2007