Garip Bir Aşk Öyküsü
14.10.2007
yıllar sonra benliğimi etkileyen tek kadın…
aylar süren yazışma ve konuşmalardan sonra ilk görüşme…
işten çıkarken hiç heyecanlı değildim, vapurda kasılmaya başladım, takside şaftım iyice kaydı, 30 dakika var, 20 dakika var diye sayıkladım. gittim, tam vaktinde buluştuk. minnacık dünya tatlısı bir şey. sevdiğim, manzarasini beğendiğim bir yere gittik. çok mutlu oldu. uzaklarda denizi özlemiş. konuştuk, ettik. korktuğum gibi olmadı. çok keyifliydi her şey. sonra biraz yürümek istedi. sahilde yürüdük. istanbul’un işiklarini seyrettik. üşüdü biraz. sarıldım ben de. elini tuttum, oturduk konuştuk alakasız konulardan…
sonra ben biraz saçını okşadım, sevdim. güzel yüzünde ben var hafif. kötü durduğunu düşünüyordu. yok öyle bişey dedim yanağından öptüm. başını omzuma koydu sonra, dudağından öpünce bir iki saniye tepkisiz kaldı, sonra o da katıldı bana… bunun üzerine ağlamaya başladı. sarıldım, “neden seninleyim bilmiyorum, çok özlüyorum ”onu”, kötüyüm” dedi… biliyordum ”onu”. normaldi böyle hissetmesi. sonra uzun uzun, sımsıkı sarıldım. sanırım daha uygun bir pozisyonda sevişirdik de… saat gece 12ye doğru ona hiç doyamadığımı farkettim. ne öpmek ne de sevişmek yetmezdi belki de o an. ”yanımdayken bile özledim” çünkü. tam da bu değil aslında anlatmak istediğim. anlatamadıklarım herşeyin özü.
ayrilirken “görüşürüz” dedi, ben sadece “umuyorum” dedim. yanağından öptüm, hiç arkama bakmadan gittim. seslendi: “teşekkür ederim”. döndüm gülümsedim. sonra eve döndüm…
saatler sonra her şey farklı görünecekti ona. ama o birini özlese de benim için çok özel. üzecek de olsa da onunla olmak istemek kaçamadiğim. nihayetinde her şey ona bağlı. görüşmemeliydik, ben seni üzerim diye düşünüp ağlayacakti belki de.
bana sürekli; ”aynı şey oluyor. ilişkim kopuyor. insanlarla, arkadaşlarımla… bazen ben konuşmak bile istemiyorum. senle de aynı şey olacak” demişti iki ay önce… kızmıştım ceseretsizliğine ve böyle düşünmesine. fazla belli etmedim ama konuşarak sabah ettiğimiz bir gecenin sonunda son kez konuştuğumuzu söyledim. hiçbir mesajına cevap vermedim. ertesi günün sonunda bana “lütfen kendini benden uzaklaştırma, benim gitmeme de izin verme, kopuyorum çünkü o zaman yazık olur her şeye” diyene kadar.
işte bu yüzden o gece görüşürüz demesine karşılık ”umuyorum” dedim. vademiz dolmuştu diye düşündüm. bu; ‘’sen beni bir daha aramayacaksın ve burada bitecek ama ben seni görmeyi umuyorum” demekti.
hal böyleyken tek bildiğim; kendisi de biliyor ki olacak gibi değil. hayatinda olan adam çok uzaklarda. o ise burda.
sonuç?
zamana olan ihtiyacı arttıran ve umutsuzluğumu az da olsa törpüleyen şey konuşma ve tavırlarındaki belirsizlik… bir en yüksek bulutun tepesinde arp çalacaksın, bir yerin bin kat dibinde kağıt canavarlarla savaşacaksın, tüm özetim bu.
Kategori: Aşk Hikayeleri, Aşk Hikayeleri

Hadi Yorum Yazalım