Anasayfa - Sohbet

Favorilerime Ekle | Ana Sayfam Yap | iletisim | Kayıt ol | Giriş


Kategori 'Aşk Hikayeleri'

Sesine sözüne hasret

 

Biliyor musun en çok mektuba başlamam gereken hitap şeklinde zorlandım. Bir başlasam sonu gelecekti eminim! Ama sıradan sözcükleri hiç yakıştıramadım sana, yapmacık sözlere konduramadım seni… Sonra sana hiç mektup yazmadığım aklıma geldi, içim burkuldu, canım acıdı…

Bu mektubu sana gurbetten yazıyorum; sesine sözüne hasret, yüzüne hasret, sıcağına hasret gönlümle başlıyorum mektubuma. Seni o kadar çok özledim ki; Meğer hiç bir kucak seninki kadar sıcak değilmiş, hiçbir acı senin yokluğuna bedel değilmiş. Hiç ama hiçbir hasret senin özlemin kadar yakmazmış içimi.

En acısı, dost bildiklerim, yâr seçtiklerim toplanıp bir araya gelseler, senin çeyreğin bile edemezmiş. Bilsen ne zor bunları itiraf etmek kendime ve sana… Gurbet bile gururumu söndüremedi. Hâlâ gururlu, şımarık, kucuk kızınim. Hayır, hayır yavrunum. ‘Ben artık bir genç kızım, başkalarının yanında bana yavrum deme.’ derken bile böyle düşünüyordum inan. Şimdi içten bir seslenişine, Yavrum! hitabına öyle ihtiyacım var ki…

Hatırlıyor musun? İlk yürümeye başladığım anları anlatırken ellerimi bırakmadığın için sana kızdığımı, hırslandığımı ve bir an önce yürümek istediğimi söylerdin. Şimdi sakın bırakma ellerimi, anneciğim. Evimizin yumuşak halıları değil yürüdüğüm yollar, bir düşersem halim yaman. Ellerini, sevgini, duanı, desteğini ve sıcağını hiç esirgeme benden.

Hani küçükken en çok kimi seviyorsun diye sıkıştırıp dururdum seni. Ağzından “Seni!” cevabını alana kadar bırakmazdım eteklerini… Seni abimden, babamdan ve ablalarımdan kıskanırdım. Hâlâ büyüyemedim, hem şimdi daha çok kıskanıyorum. İçindeki sevgiyi ve gözlerindeki derin şefkati yalnız benim için sakla…

Ama yapamazsın degil mi? Ana yüreği dayanmaz… Senin sevgin hepimize yeter, ana olunca ben de anlarım değil mi? Aslında en çok bu huyunu seviyorum. Adaletini ve yufka yürekliliğini, anne şefkatini… Fakat hâlâ babam işe giderken boşalan yatağını en çok benim hak ettiğimi düşünüyorum.

Seni öyle özledim ki!..

Şu bilmem kim tarafından icat edilen telefon bile dindirmiyor içimdeki hasreti. Gurbetin yağmurları, söndürmeye yetmiyor içimde büyüyen ateşi… Beni buralara yollarken, “Daha güçlü ol!” diyordun ya, sana kavuşunca öyle bir sarılacağım ki, gücüme şaşacaksın. Sevgimin gücünü sen de anlayacaksın.

Yılların yükünü çekmiş, yorgun ama dimdik omuzlarını özledim.

Dolaplarımı düzenlerken, eşyalarıma bakıp bakıp ağladığın duyuyorum. Yahut arkadaşlarımla konuşurken gözlerinin dolduğunu… İçim acıyor ama bilsen nasıl seviniyorum. Yokluğuma alışamamış olman, mest ediyor beni…

Puslu gözlüm, dert ortağım! İnan içim içimi yiyiyor, ya bitmezse gurbet geceleri, ya geçmezse hasret saatleri, ya vuslat ateşiyle bindiğim mavi tren getirmezse beni… Uzar da yollar kavuşamazsam sana, ya özlem alışkanlık olur da unutursan beni.

Ama beni unutmaman için hep dağınık bırakacağım odamı. Söylene söylene toplarken, yine gözyaşların ıslatacak eşyalarımı. Babam yine dalga geçecek, anlatacak bir bir ağladığını. Ya ben…

Arkadaşlarım çınlatacak odamın duvarlarını, hep anne kokan ilâhilerle… Güçlü ol demiştin ya, ben de yorganı çekmeden başıma hiç ama hiç ağlamayacağım. Ama sonra, Allah ne verdiyse…

Anneciğim! Gözyaşlarım söndüremez içimde yanan ateşi… Çünkü yokluğun, bilmem kaç nüfuslu şu kocaman şehirde kendini yapayalnız hissetmek gibi, imkânsız bir şeyi diz çöküp de Yaradan’dan dilemek gibi.. En azaplı günahlardan sonra sızlayan vicdanım gibi…

Gül kokulum, puslu gözlüm!

Sakin sensiz, sevgisiz ve duasız bırakma beni… Sevgilerle… Beş parmaktan biri…

Yorumlar 2 14.10.2007

Seni hayal ediyorum

Seni hayal ediyorum. Hiç konuşamadığım seni. Sesin aynı köpüklü dalgalar gibi. Sen konuşunca dalgalar susacak, sadece seni duyacağım. Gülüşün aynı güneşler gibi, sen güldüğünde güneş sönecek. Sadece sen ısıtacaksın beni…

Öyle bir kalbin var ki, en az benim ki kadar büyük, öyle bir aşık olacak ki, en az benim ona aşık oldugum kadar. “Gel” diyecegim. “Karşıma otur”.

Gözlerine dikecegim gözlerimi. O güzel, bakınca kendimi kaybettiğim gözlerine.

Onu ne kadar sevdiğimi söyleyecegim. Karşısına geçtiğimde ayaklarımın titrediğini, boğazımın kurudugunu, bir merhaba bile diyemedigimi söyleyecegim.

O gülecek. Güldüğünde yanaklarında güller açtıran gamzeleri ile gülecek.

Ve hayalim bitecek.

Karşımda yine sen olacaksın. Ama sadece yüzüme garip garip bakacaksın.

Çünkü son üç denememde olduğu gibi karşına geçip sana aval aval bakan biri karşındaki.

Normal olarak sinirleneceksin ama bir bilsen söylemek istediklerimi…

Ben böyle değilim bir bilsen.

Sadece seni görünce, sadece karşında olunca öyle olduğumu hiç bir zaman bilemeyeceksin.

Ben senin için herzaman arada bir karşına çıkıp, buram buram terleyen biri olarak kalacağım.

Yorum Yazın 14.10.2007

Garip Bir Aşk Öyküsü

Garip bir aşk öyküsü

yıllar sonra benliğimi etkileyen tek kadın…
aylar süren yazışma ve konuşmalardan sonra ilk görüşme…

işten çıkarken hiç heyecanlı değildim, vapurda kasılmaya başladım, takside şaftım iyice kaydı, 30 dakika var, 20 dakika var diye sayıkladım. gittim, tam vaktinde buluştuk. minnacık dünya tatlısı bir şey. sevdiğim, manzarasini beğendiğim bir yere gittik. çok mutlu oldu. uzaklarda denizi özlemiş. konuştuk, ettik. korktuğum gibi olmadı. çok keyifliydi her şey. sonra biraz yürümek istedi. sahilde yürüdük. istanbul’un işiklarini seyrettik. üşüdü biraz. sarıldım ben de. elini tuttum, oturduk konuştuk alakasız konulardan…

sonra ben biraz saçını okşadım, sevdim. güzel yüzünde ben var hafif. kötü durduğunu düşünüyordu. yok öyle bişey dedim yanağından öptüm. başını omzuma koydu sonra, dudağından öpünce bir iki saniye tepkisiz kaldı, sonra o da katıldı bana… bunun üzerine ağlamaya başladı. sarıldım, “neden seninleyim bilmiyorum, çok özlüyorum ”onu”, kötüyüm” dedi… biliyordum ”onu”. normaldi böyle hissetmesi. sonra uzun uzun, sımsıkı sarıldım. sanırım daha uygun bir pozisyonda sevişirdik de… saat gece 12ye doğru ona hiç doyamadığımı farkettim. ne öpmek ne de sevişmek yetmezdi belki de o an. ”yanımdayken bile özledim” çünkü. tam da bu değil aslında anlatmak istediğim. anlatamadıklarım herşeyin özü.

ayrilirken “görüşürüz” dedi, ben sadece “umuyorum” dedim. yanağından öptüm, hiç arkama bakmadan gittim. seslendi: “teşekkür ederim”. döndüm gülümsedim. sonra eve döndüm…

saatler sonra her şey farklı görünecekti ona. ama o birini özlese de benim için çok özel. üzecek de olsa da onunla olmak istemek kaçamadiğim. nihayetinde her şey ona bağlı. görüşmemeliydik, ben seni üzerim diye düşünüp ağlayacakti belki de.

bana sürekli; ”aynı şey oluyor. ilişkim kopuyor. insanlarla, arkadaşlarımla… bazen ben konuşmak bile istemiyorum. senle de aynı şey olacak” demişti iki ay önce… kızmıştım ceseretsizliğine ve böyle düşünmesine. fazla belli etmedim ama konuşarak sabah ettiğimiz bir gecenin sonunda son kez konuştuğumuzu söyledim. hiçbir mesajına cevap vermedim. ertesi günün sonunda bana “lütfen kendini benden uzaklaştırma, benim gitmeme de izin verme, kopuyorum çünkü o zaman yazık olur her şeye” diyene kadar.

işte bu yüzden o gece görüşürüz demesine karşılık ”umuyorum” dedim. vademiz dolmuştu diye düşündüm. bu; ‘’sen beni bir daha aramayacaksın ve burada bitecek ama ben seni görmeyi umuyorum” demekti.

hal böyleyken tek bildiğim; kendisi de biliyor ki olacak gibi değil. hayatinda olan adam çok uzaklarda. o ise burda.

sonuç?

zamana olan ihtiyacı arttıran ve umutsuzluğumu az da olsa törpüleyen şey konuşma ve tavırlarındaki belirsizlik… bir en yüksek bulutun tepesinde arp çalacaksın, bir yerin bin kat dibinde kağıt canavarlarla savaşacaksın, tüm özetim bu.

Yorum Yazın 14.10.2007

Önce herşeyimdin,şimdi hiçbirşeyim

lisede beraber cıkmışdık bu sevda yoluna, iyi veya kötü beraber 2 senemiz oldu. ona çok güveniyodum zaten en büyük hatayıda burda yaptım yaa neyse…
son zamanlarda sürekli telefonunu saklıyodu ve yalandan nefret eden sevgilim artık yalan sölemeye baslamıştı. ben ona güveniyodum önceleri aklıma bişi gelmedi.
sora birgün arkadasım telefon açtı ’seninki şurda bi kzı var yanında ‘ dedi ve kızı tarif etti bana hemen sevgilimi aradım telefonu kapalıydı.msj attım beni hemen ara diye… sora aradı ve sordum yanındaki kız kim diye oda felan felan dedi.’bundan sora bi yere gidecegin zaman haberim olsun ki biri bana gelipde seninki şurda bi kızla dedikleri zaman acıklama yapabileyim’ dedim ve konu kapandı.
soraları bi baslası vardı artık emindim ama bunu ispatlayamadıgım için hiçbişi diyemiyodum.sora ispatladım da zaten…
o sıralar neler cektigimi anlatamam gercekden anlayabilmek için yasamak gerekiyo :( insan o anda ÖLMEK istiyo …
benden kafasının karışık olduugnu biraz aman vermemi istedi bende ‘zaman verme bitsin dedim’ve bundan 6 ay önce bitti.
artık yüzsüzlük dizboyu sırf bana acı cektirmek için takıldıgım ortamları bildigi için sevgilisinin elinden tutup benim yanıma geliyodu…BU ARADA ONUN CIKTIGI KIZDA BENİM ÇOCUKLUK ARKADASIM’
artık çevremde herkez onun bu hareketlerinden dolayı onla muhabbetini kesti, herkez cok sasırdı …
ve öle yada böle yinede arkadaslıgımız devam etti arkadasdık sadece biliyorum bende karsıyım ayrıldıkdan sora arkadas kalmaya ama bizde baska bişi vardı o bensiz yapamıyodu tabi bende onsuz ama sora tadı kaçtı kavgalarımız basladı …
6 ay sonrasında ise ben hala ona karsı bişi hissediyomuyum bilmiyorum ama bildigm tek gercek var ‘O BENSİZ YAPAMAZ’ ‘BENDE ONSUZ’ …
SON OLARAK BU OLAYLARDAN ÇOK ŞEY ÖGRENDİM GERCEKDEN BU HAYATTA HİÇKİMSEYE GÜVENMEMEK GEREKİYOMUŞ, VE KİMSEYE FAZLA DEGER VERMEMEK GEREKİYOMUŞ SORA OLAN SİZE OLUYO BENCE SİZDE KİMSEYE GÜVENMEYİN ‘ O FARKLI BENİMKİ YAPMAZ’ DEMEYİN BİR ZAMNALAR BENDE ÖLE DİYODUM…

ALLAH’ım kimseye aşk acısı yaşatmasın herkezin gönlüne göre versin :((((
HAYAT HERŞEYE RAGMEN YAŞAMAYA DEGER…

Yorumlar 1 14.10.2007

Ölümsüz bir aşk

Genç kız yine acılar içinde odasında yatıyordu. Henuz hayatının baharında ölümle yüz yüzeydi. Babası onu kurtarmak için gazetelere ilan vermiş, para teklif etmişti. Ama onun kalbinin teklemesi değil, kalbinin içindeki sızı ilgilendiriyordu. Sevdiği aklına geldi bir damla yaş daha döküldü gözlerinden. Ayrıldıklarından beri tam beş çile dolu yıl geçmişti. Aslında sevgilerinin arasına o kahrolası para girmişti. Hatırlıyorduda sevdiği ona birkeresinde:
- Ben zengin değilim belki ama seni seven bir kalbim var. Sana sadece onu verebilirim, demişti.

Zaten sevgiye muhtaç birisi başka ne isteyebilirdiki. Kendisini sevmesi yeterdi.O en çok Saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş koklamıştı saçlarını. Her dökülen saç yüreğine bir hançer olup saplanıyordu. Şimdi tek isteği sevdiğinin son anlarında yanında olmasıydı. Ne olurdu onu birkez daha görebilse, onu birkez daha koklayabilse.Bu düşünceler arasında uykuya daldı.

Babası heyecanlı bir şekilde kızının odasına girdi. ” Müjde kızım,kalp bulundu ” dediğinde kızının bir peri güzellliğinde, sevdiğinin özleminden ıslanmış yüzüne baktı ve çıktı odadan…

Genç kız, bir hafta sonra kendine geldiğinde sanki başka bir dünyadaydı. İçinde acaip bir his vardı. Sanki bu dünya ona çok farklı gelmişti. Aklına yine sevdiği geldi. Kalbi eskisinden daha hızlı atmaya başladı. Kalbi değişmişti ama sevdiğini eskisinden daha çok sever olmuştu.

Bir gece ansızın uyandı uykusundan kalbi çok hızlı atıyordu. Bu durum sürekli böyle devam etti.Doktora gitti, durumunu anlattı. doktor:
- Bir aya kalmaz geçer, demişti.
Ama aradan aylar geçmesine rağmen durum aynıydı.

Birgün bahçeye çıktı Çiçekleri seviyordu. Kırmızı güllerin yanına gitti. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. En çok kırmızı gülleri severdi. Çünkü sevdiği ona benzediğini söylerdi hep. Birden kapı çaldı. Kapıyı açtı kimse yoktu. Yere baktı bir mektup vardı ve onaydı. Mektubu açtı ve kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Bu onun kokusuydu. Koltuğuna zarzor oturabildi. Zarfın içinden mektubu titreyen ellerle çıkardı ve okumaya başladı :
” Sevdiğim, bugün sevdamızın altıncı yılı. Seni hep sevdim. Seninle ayrılmak zorunda kaldığımızdan beri, bir kalbe iki sevginin sığmayacağını bildiğimden ne birini sevdim ne de evlendim. Her günüm çile ve azapla geçti. Hergün sana şiirler yazdım, hergün şiirlerimi okudum ve hergün ağladım. Tam beş yıl boyunca hergün yazdım, okudum, ağladım. Birgün önüme bir fırsat çıktı. Bu fırsatı reddedip kendime daha fazla haksızlık edemezdim. Belki seni unuturum diye senden çok uzaklara gittim. Ama şimdi seni daha çok özlüyorum. Her gece yanına geliyorum o masum yüzünü okşuyor yanaklarına öpücükler konduruyorum, sen uyanıyorsun benim geldiğimi anladığını sanıyorum ama sen o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Sevdiğim hep ben geldim senin yanına artık sen gel olurmu. Kırmızı güllerimize iyi bak. Ve artık unutma içinde seni senden daha çok seven bir kalbin var artık. Ona iyi bak olurmu. Kırmızı güllere ve kalbimize iyi bak. Seni yanıma gelene kadar bekleyeceğim sevdiğim Hoşçakal…”

Yorum Yazın 14.10.2007

Unutum demek hatırlamaktır aslında

derler ki birini unutmanın en kolay yolu başka birisiyle tanışıp onunla beraber olmaktır!!! ben bu yıl lise yi bitirdim. Lise son sınıfa başlarken bu yılın güzel geçeceği gibi hisler vardı içimde ve öyle oldu da…
okulun ilk haftasıydı ve bir arkadaşımla okul çıkışı gezmeye gitmiştik.. İşte o günden sonra herşey oldu.. Bazen düşününce keşke olmasaydı diyorum ama bazende iyiki olmuş böyle güzel bir gün yaşamışım diyordum. O gün bir alışveriş merkezinde birini görmüştüm ilk görüşte aşk mı derler buna adını bile koyamadığım bir histi bu…
yanıma gelip konuşmaya başlamıştık oysa ki hiç beklemezdim bunu. benden telefon numaramı istemişti ilk başta vermemeye kararlıydım daha sonra nasıl olduysa verdim..
dosttuk önceleri dostluk mesajları çekiyorduk birbirimize ve bir gün birbirimize karşı olan hislerimizi açıkladık daha sonra hayat toz pembe oldu.. herşey harika gözüküyor insanın gözüne aşık olunca.. ben onu hayattaki bütün insanlardan çok seviyordum belkide o da beni.. bu güzel kelimeyi ilk ona söylemiştim defalarcaaa..ama 4,5 ay sonra bana taşınacaklarını ve uzaktan yapamayacağıımızı söyledi.. bu ne kadar doğru bilemem ama bana göre insan aşık oldu mu dünyanın öbür tarafına da gitse aşkını sürdürür en azından gerçekten aşıksanız, zaten aşık değilseniz bunu düşünemezsiniz bile. şimdi hala ayrıyız ve bana tekrar dönmek isterse ben kabul eder miyim bilmiyorum.. bizim aşkımızın da sonu hüsran oldu tıpkı mutlu sonla bitmeyen filmler gibi.. allah onu hayatı boyunca mutlu etsin böyle bir anda terk edip giden erkekleri de.. bütün insanlar mutlu olsun..
seviyorsanız gerçekten seni seviyorum deyin ama sevmiyorsanız başka birisinin hayatını karartmayın!! kandırmayın hem kendinizii ve karşınızdakini !!!

Yorumlar 2 14.10.2007


Aşka Dair

KATEGORİLER

ALT MENÜ


Ayrılık Mesajları web counter