Kategori 'Sitem Sözleri'

hoşgeldin
martılara simit atma sen
yerler belki, hemde sana rağmen ama sadece mecbur oldukları için.
masum gibi durma, güzel olmadığını zaten biliyorsun.
her şey gibi koca bir balon ve yalansın.
yanında iyi gün dostları, soğuk ama bol paralı bir aile.
ama yok. sorsalar gene seni tercih ederdim.
sendin huzurlu, sendin tasasız. bendim aptal olan. sendin hep kazanan.
kızdığımdan değil, imremdiğimden.
seni görünce hak verdim evsizlere, parasızlara.
bak 1 saatlik makyajın nasıl da yakıştı.
boyalı surat yeter yer edinebilmen için.
yada ne yapabilirdinki başka ?
yapacağını yapmışsın zaten. sen de hak ediyorsun.
benim gibiler anca bunu yapar işte.
Devamını okuyun…»
07.07.2008
BENİM KIRÇİÇEĞİMSİN
BENİM GÖKYÜZÜMSÜN
BENİM GÜL KOKUŞLUMSUN
BENİM KALBİMSİN
BENİM EN SEVDİĞİM TEPESİN
BENİM SICACIK YATAĞIMSIN
BENİM EN DUYGUSAL ANIMSIN
BENİM FIRTINADA SIĞINDIĞIM LİMANIMSIN
Devamını okuyun…»
15.04.2008
Oysaki ne hayaller kurmuştuk seninle.Belki yeşil panjurlu bir evimiz olmayacaktı ancak mutluluk yayılacaktı tüm evrene o küçük yuvamızdan.Hayata sıfırdan başlayacak,zorluklara birlikte göğüs gerecek ,ölümü bile birlikte tadacaktık hani ! Öyle diyordun ya!
Sen hiç bir aşığa ve AŞK’a yakışmayanı, kendine yakışanı yaptın.Onca yaşanmışlığı çekilen tüm sıkıntıları bu uğurda akıtılmış gözyaşlarını bir çırpıda nasılda unuttun ! Bu kadarlıkmıydı o ölümsüz aşkın.Hani benim varlığım yaşama sebebindi.Hani bensiz bir yudum su dahi içmeyecektin.Hani ölümün koynuna girecektin bensiz bir yaşamdan sa! Fukaralığım mı zor geldi ? Lüks yaşam mı cezbetti tüm benliğini ?
Devamını okuyun…»
31.01.2008
Seziyorum ki kaçacaksın..
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende
Ayrımsıyorum ki unutacaksın
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
Ama kendini bırak bende.
28.01.2008
Yüzüm gülse sanki güller açardı,
Mutlulukla dolu bir dünyam vardı,
Şu anda kesilmiş sevincin ardı,
Durağı olmuşum gamın,kederin,
Kimin diye sorma,senin eserin.
Geleceksin diye bekledim,durdum,
Yılları yıllara ekledim durdum,
Günlerce ağlayıp kafama vurdum.
Ne suçu var bunda,söyle kaderin,
Kimin diye sorma,senin eserin.
Ümitlerim solmuş,sevgim tükenmiş,
Kor gibi bağrımda aşkın küllenmiş,
İnsanı yaşatan meğer güvenmiş.
Viran bir haldeyim var mı haberin,
Kimin diye sorma senin eserin.
Eskiden sığmazdım,ele,avuca,
Kalbim pırıl pırıl,sevgi doluca,
Dünyalar benimdi bir uçtan uca.
Yaşarken öldürmek üstün becerin,
Kimin diye sorma,senin eserin.
Hüzün dolu çehre,aklar düşmüş saç,
Mutluluğa hasret,sevgiye muhtaç,
Lokman Hekim gelse,bulamaz ilaç.
İçimdeki yara haylice derin,
Kimin diye sorma senin eserin.
BAYBURT’1994
27.01.2008
Yalnızlık ve sensizlik dolu gecenin karanlığından kaçmak, sabaha ümitle,sevgiyle kavuşmak istiyorum.Seni unutmak bir an olsun hatırlamamak için binlerce kez kendime söz veriyor, ancak bir kere olsun sözümü tutamıyorum.Sensizliğin damarlarımda dolaşan kanı seni unutmama, bir saniye olsun aklımdan çıkmana engel oluyor.Kafesinde özgürlüğü elinden alınmış bir kuşun ölümü beklemekten başka çaresinin olmayışı gibi bende çaresizim.Bana bir damla mutluluğu çok görüp hüzün denizinde ölüme ter eden sen;
Söyle şimdi mutlumusun ? Arzuların gerçekleşti mi? Gülüyormu o her zaman gülen gözlerin ? Unuttun mu beni, unutabilecekmisin ? Ya o hatıraları silebilecekmisin zihninden ? Gücün buna yetecek mi ? Acı ve ızdıraplardan kaçabilecekmisin,saklanmaya gizlenmeye yerin olacak mı? Teselli verecek bir sırdaşın sığınabileceğin bir liman ve her saniye adını heceleyen bir yürek bulabilecekmisin yüreksiz insanlar arasında ? Her saat duyduğun hüzünlü şarkıların seni senden alıp hayaller alemine götürmesinden kurtarabilecekmisin kendini. Ve bir gün belki de hatanı anlayacak ancak dönecek cesareti bulabilecekmisin vefasız yüreğinde.
Saçların ellerimin sıcaklığını,gözlerin utangaçlığımı,dudakların sıcak nefesimi arzulayacak.Gözyaşlarına engel olmak için kendini zorlayacaksın.Bana karşı nefret hislerini artırmak için bahaneler arıyacaksın.Gökyüzündeki yıldızlarda düşen yağmur damlasında kokladığın o kırmızı güllerde bulacaksın beni.Yeniden döneceksin davetsiz misafir gibi birlikte yaşadığımız hatıraların koynuna.Bu kez arkadaşın karanlık gece,hüzünlü şarkılar olacak.Ellerimin sıcaklığını göz yaşlarınla ıslattığın yastığında bulacaksın.Sıcak nefesimi ise eski bir kitabın küflü yaprakları arasında senin değil o eski kitabın merhametine sığınmış resmimden duymaya çalışacaksın. Ve o zaman yalnızlığın ne demek olduğunu anlıyacaksın. Ve şunu da unutma ki ben seni unutmak için değil kendimi unutmak için sevdim.Sen benim için hayatın anlamı, gözyaşlarımın ilk akışı hayat okulumun son sınıfı, doğan güneşimin aydınlığı,gecemin karanlığı seher vakti uykumun şirinliği idin. Kalbimde her zaman boş kalacak bir mezar kazdım senin için.Yaşayacaksın benimle ben yaşadıkça.Bu zayıf vücudum ecel karşısında maglup olduğu gün seni kendime,kendimide seninle birlikte sessizliğe gömeceğim
Bu günahla seni bağışlamıyorum…
18.01.2008