Kategori 'Genel'
Seziyorum ki kaçacaksın..
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende
Ayrımsıyorum ki unutacaksın
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
Ama kendini bırak bende.
28.01.2008
Sen benim sevgiyi bilmediğimi mi zannediyorsun.. Sen benim aşkı tatmadığımı mı zannediyorsun. Sen benim mabedim olmadığını mı zannediyorsun. Elimde silah gözümde kan var diye gönlümün kanamadığını mı zannediyorsun.. Ne olur dinle, bana bakmadan soru sormadan dinle..
Öyle çok sevdimki onsuz yaşadığım her anı eksik yaşadım, öyle çok sevdim ki onu yaşatabilmek için kendimi öldürdüm.
25.01.2008
Gecenin karanlığında ıslak, nemli ve buğulu gözlerle aradım seni. Her gece o ilk buluştuğumuz yerde bekledim durdum ümitsizce. Biliyordum gelmeyeceğini ama yinede bekledim. Senden yana hiçbir ümidim olmasada belki seni bir kez olsun görmek ümidiyle bekledim. Sonra duydum ki taşınıp gitmişsin buralardan. Hiçbir iz hiçbir adres bırakmadan çekip gitmişsin uzaklara. Seni aramayı düşündüm ama nereden kimden başlayacağımı bilemedim. Bir numaran vardı onuda kapatmıştın zaten. Hayalinle yaşamaktan başka bir çarem yoktu galiba. Şarkılarda aradım seni, şiir mısralarında aradım. Her gece başımı yastığa koyduğumda hayalinle uyudum durdum senelerce. Hep bir haber duymayı bekledim. Yıllar gecti senden bir haber alamadım. Herşey seni bana hatırlatıyor, ben unutmak istedikçe dinlediğim her şarkı izlediğim her filmde seni buluyorum. Unutmak için ne kadar çabalasamda olmuyor. Artık o caddeden o sokaktan bile geçmiyorum sırf seni hatırlamamak için.
Yinede olmuyor… Yüreğimde kopan fırtınaların şiddetiyle uyanıyorum bazı geceler. Soğuk soğuk terliyorum sıcacık yatağımda. Ne zor şeymiş bu ayrılık, ne çok sevmişim seni şimdi daha iyi anlıyorum..
22.01.2008
Yağmurlu bir sonbahar akşamıydı ve sen gidiyordun. Bütün gökyüzü ağlıyordu benimle birlikte gidişine. Arkana bile bakmadan, elveda bile demeden çekip gidiyordun yüreğimin en derininden. Zor olan da buydu ya.. Gidişin değilde vefasız terkedişin koymuştu en çok. Anlamlı anlamlı bakmadın gözlerimin derinliklerine bir söz bile etmedin kısık bir ses tonu ile olsada. Hiçbirşey söylemedin onca yaşanan şeye dair. Arkana bile bakmadan çekip gittin. Sana dur, gitme demek istedimsede dudaklarım kilitlenmişti sanki o an. Şaşkınlıktan ne yapacağımı ne diyeceğimi bilemedim. Anlamsızca seyrettim gidişini.. Gecenin karanlığını ve ağaçlardan dökülen birkaç parça sonbahar yaprağını peşine takıp gittin. Belki döner gelirsin, belki vazgeçersin diye seni bekledim saatlerce. Ama sen gelmedin.
Bana her zaman aşkla, sevgiyle bakan o gözlerin bir başka bakar olmuştu son zamanlar. Bir şeyler anlıyor, bir şeyler seziyordum da yakıştıramıyordum bir türlü sana. Hangi mecburiyet zorladı bizi bu ayrılığa, hangi rüzgar ayırmaya yetebilirdi bizi birbirimizden. Hani ancak ölüm ayırırdı gerçek sevenleri.
Ben Seni bir sohbahar akşamında kaybettim.
22.01.2008
Yalnızlık ve sensizlik dolu gecenin karanlığından kaçmak, sabaha ümitle,sevgiyle kavuşmak istiyorum.Seni unutmak bir an olsun hatırlamamak için binlerce kez kendime söz veriyor, ancak bir kere olsun sözümü tutamıyorum.Sensizliğin damarlarımda dolaşan kanı seni unutmama, bir saniye olsun aklımdan çıkmana engel oluyor.Kafesinde özgürlüğü elinden alınmış bir kuşun ölümü beklemekten başka çaresinin olmayışı gibi bende çaresizim.Bana bir damla mutluluğu çok görüp hüzün denizinde ölüme ter eden sen;
Söyle şimdi mutlumusun ? Arzuların gerçekleşti mi? Gülüyormu o her zaman gülen gözlerin ? Unuttun mu beni, unutabilecekmisin ? Ya o hatıraları silebilecekmisin zihninden ? Gücün buna yetecek mi ? Acı ve ızdıraplardan kaçabilecekmisin,saklanmaya gizlenmeye yerin olacak mı? Teselli verecek bir sırdaşın sığınabileceğin bir liman ve her saniye adını heceleyen bir yürek bulabilecekmisin yüreksiz insanlar arasında ? Her saat duyduğun hüzünlü şarkıların seni senden alıp hayaller alemine götürmesinden kurtarabilecekmisin kendini. Ve bir gün belki de hatanı anlayacak ancak dönecek cesareti bulabilecekmisin vefasız yüreğinde.
Saçların ellerimin sıcaklığını,gözlerin utangaçlığımı,dudakların sıcak nefesimi arzulayacak.Gözyaşlarına engel olmak için kendini zorlayacaksın.Bana karşı nefret hislerini artırmak için bahaneler arıyacaksın.Gökyüzündeki yıldızlarda düşen yağmur damlasında kokladığın o kırmızı güllerde bulacaksın beni.Yeniden döneceksin davetsiz misafir gibi birlikte yaşadığımız hatıraların koynuna.Bu kez arkadaşın karanlık gece,hüzünlü şarkılar olacak.Ellerimin sıcaklığını göz yaşlarınla ıslattığın yastığında bulacaksın.Sıcak nefesimi ise eski bir kitabın küflü yaprakları arasında senin değil o eski kitabın merhametine sığınmış resmimden duymaya çalışacaksın. Ve o zaman yalnızlığın ne demek olduğunu anlıyacaksın. Ve şunu da unutma ki ben seni unutmak için değil kendimi unutmak için sevdim.Sen benim için hayatın anlamı, gözyaşlarımın ilk akışı hayat okulumun son sınıfı, doğan güneşimin aydınlığı,gecemin karanlığı seher vakti uykumun şirinliği idin. Kalbimde her zaman boş kalacak bir mezar kazdım senin için.Yaşayacaksın benimle ben yaşadıkça.Bu zayıf vücudum ecel karşısında maglup olduğu gün seni kendime,kendimide seninle birlikte sessizliğe gömeceğim
Bu günahla seni bağışlamıyorum…
18.01.2008
Seviyorum hala ilk günkü gibi
Yıllarca yüzünü göremesemde
Son nefese kadar aşkım sürecek
Bu aşk’ı sevdayı inkar etsende
*
Zaman, saçlarıma kışı getirdi
Nasıl geçtiğini bilemesemde
Zavallı kalbim hala bekliyor
Bu aşk’ı sevdayı inkar etsende
*
Varsın gözyaşım durmasın aksın
Döneceğim deyip hiç dönmesende
Pişmanlık duyamam sana aşkımdan
Bu aşk’ı sevdayı inkar etsende
16.01.2008