Bunlar sana son sözlerim sevgilim..Gidiyorum !!!
içime birikmiş kırgınlıklarımla,sana olan aşkımı cebime koydum, artık gidiyorum…
Seni yada kendimi suçlamak niyetinde değilim. Türk filmlerindeki gibi ayrı dünyaların insanlarıyız sanırım. Eskiden güldüğüm o filmlerin ne kadar gerçek olduğunu şimdi anlıyorum…
O kadar canım acıyor ki şu anda, kelimeler bile duygularımı anlatmak icin yetersiz kalıyor…
Bu ilişkinin yavaş yavaş tükenişine şahit olurken; elimden hiç birşeyin gelmemesi beni kahrediyor.. Ölecek bir hastanın başında beklersin ama çaresizsindir ya, işte bu süreci aynı öyle hissettim.
Çaresizlik ne zormuşşş…
Dün gece gözlerine baktım.. Eskisi gibi aşk dolu bakışların kırıntısını aradım, bulamadımm. Aşkımı ayakta tutabilmek için ne kadar mücadele ettiysemde, kazanamadığımı anladım.
O yüzden gidiyorum…
Ben şimdi gidiyorum sevgilim !..
Ben son nefesime kadar seni sevmeye devam edeceğim..
Bir gün dosta ihtiyaç duyarsan, olurda ağlamak istersen ben burdayım.. Sana kalbimin kapısı her zaman açık…!!
İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır”, der Dostoyevski…
Veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yıldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer.
Birlikteliğin örttüğü tüm kusurları ayrılık sergiler.
Bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir.
“Ölene kadar” diye söz verilmiştir, ama “ölüm yolunda” başka tercihler belirmiştir.
Kararsız prensesin vicdanı azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı “aklını başına al” diye fısıldar kulağına; haytası ise “kalbinin sesini dinle” diye cekiştirir eteğinden.
Hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar.
“Ama”yla biter alelade iltifat cümleleri: “Sen iyi bir insansın, ama arkadaşlarin kötü”, “Seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim”, “Ben başka türlü bir beraberlik düşlemiştim” vs..vs..
Sonra gelsin uykusuz geceler… bir türlü karar verememeler… Ruhen gidip gelmeler… “Hele biraz daha zaman geçsin” diye nikah ertelemeler…
Birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar..
Merhaba arkadaşlar. Malumunuz internette begüm-fulya-mert furyası sürüp gidiyor. Begüm’ün sevgilisi Mert tarafından en yakın arkadaşı fulya tarafından aldatılması üzerine intikam görüntüleri sizlerler paylaşıyorum.
Rüyalara rest çektim uyumuyorum. herkez derin uykudayken ben sana dalıyorum. Uykular çok tatlı derler ben seni tadıyorum. Onlar uykuya ben sana doyamıyorum… İyi geceler sevgilim.
—————————————————————————————-
Severek Ayrılanlar
Müjde… Bu gece günahlarda %100 e varan indirimler, iyiliklerde 1000 kata varan extra puanlar sizi bekliyor… NOT: Kul hakkı kampanya dışıdır… İYİ GECELER…
——————————————————————————————
Yüreğimde senden bana hiç bir ışık yok! Ben karanlıktan çok korkarım.Beni gel al burdan…
Aslında başka bir şeydi söylemek istediğim.
Yazdım, sildim…
Yazdım, sildim…
Seni düşünüyorum ne yalan söyleyeyim. Ama sorsan söylemem! Sen anla! Hisset ya da.
Yormak istemiyorum artık hiç kimseyi. Yorgunum zira! Yeniden kurasım yok hiç, aşka dair cümleler. Kelimeleri yan yana getiresim yok bir de, kendimi anlatmak için.
Sen anla!