Kategori 'Kısa Mesajlar'
Bir yıl daha bitti, ama sakın üzülme zaman çabuk geçiyor diye… Unutma ki herkes aynı şeyi yaşıyor. Bu yılın sonunda geriye baktığında umarım “harika bir yıldı” dersin.. Dileğim bugün dilediğin tüm dileklerinin gerçek olması. Geleceğini oluşturacak her yeni gün, bir önceki günden daha güzel, isteklerine uygun ve seni mutlu edecek şekilde olsun! Belki yanında değilim ama bil ki kalbimin en derin yerinde bugünü seninle kutluyorum. Nice yaşlara…
26.12.2007
Bu gönül sana tutkun. Sözlerin yine suskun. Nolursa olsun artık, sessizlikten korkuyorum. Bir aradayken ayrıyız. Herseye ragmen dayanmalıyız. Kayıp gitme ellerimden, korkuyorum sensizlikten, gecelerden. İyi geceler aşkım….
25.12.2007
kaLeMiMiN göz yaşLarı yazdı saNa bu satırLarı
yüreğiMiN feryadı söyLüyor bak bu şarkıyı
koLay Mı biraNda siLMek yaşaNaNLarı
haLa kokuN üzeriMde
dudağıMda haLa NeMiN
saNki eLLeriN eLLeriMde duruyor
hiç bırakMaMışsıN gibi
off bu ayrıLık NedeN oLdu
oLaN yiNe baNa oLdu
hiç Miyiz yoksa eN değerLi bu sevdada
öpüşLeriNde Mi oyuNdu?
öpüşLeriN-gülüşLeriN
off sevişLeriN de Mi oyuNdu?
bu ayrıLık NedeN oLdu oLaN yiNe baNa oLdu…
24.12.2007
Yürek boşsa şair şiir yazamaz
Bakış var ki, kışı eder bahar, yaz.
Ay Allahım!sevdiğimi bana yaz,
Kara sevdam, gönül yaram olmasın!
İki seven kavuşarsa ne mutlu,
Gönül yari görmek için umutlu.
Kov başımdan bu yağmurlu buludu,
Kara sevdam, gönül yaram olmasın!
Değişmerem bir telini dünyaya,
Kurban olam bu aşka, bu sevdaya.
Amin! Derim vüslat yüklü duaya,
Kara sevdam, gönül yaram olmasın!
Git efkarım, git başımdan sana ne
Hem barışır, hem küseriz sana ne?
Hadi canım ver elini elime,
Kara sevdam, gönül yaram olmasın.
26.12.2006Azerbaycan-Şeki
22.12.2007
Bir yarım var baxışları can alır,
Her baxanda üreyime od salır.
Men ne deyim içim od tutub yanır,
O gözlere sevdalıyam,sevdalı.
Gah tutular bulud kimi gah güler,
Men ağlasam göz yaşımı o siler.
Meni özü, özünü de men biler
O üreye sevdalıyam, sevdalı.
Sözü şeker, söhbetleri bal kimi
Var mı şirin bu dünyada yar kimi?
O bağbandır men de bağda nar kimi,
O bağbana sevdalıyam, sevdalı.
Ne olacaq bu sevginin qismeti,
Ayırmayın dırnaq ile siz eti.
Men sözümü söyleyirem lap qeti,
Sevdalıyam,sevdalıyam, sevdalı.
Çare nedir heç bilmirem özüm de,
Hara baxsam onu görür gözüm de.
Onu yazır qelemim de sözümde,
Vallah, billah sevdalıyam sevdalı.
4.05.2007
Gülnare Eskerzade Azerbaycan
22.12.2007
Çok değil bundan otuz otuzbeş yıl öncelerine gidelim isterseniz. Bayram denildiğinde büyük küçük herkesin içini kaplayan heyecan nasıl anlatılabilir , o güzel bayram günlerini
neden özlemle anımsar günümüz bayramları ile kıyaslarız.
O yıllarda 8-9 yaşlarında bir çocuk olarak bende kalanları siz değerli kardeşlerimle paylaşmak o günleri yaşamamış olan sizlere bir büyüğünüz olarak anlatmak bana adeta bir borç ancak kendi adıma da bir mesaj verme kaygısı diyebilirsiniz.
“Nerdeee o eski bayramlar ” klişesini sık sık duyar ancak o eski bayramları öylesine özel yapan şeylerin neler olduğu hakkında pek açıklayıcı şeyler duymazsınız. Geçmişe duyulan özlemin yansıması sanılır bu şikayetler.Ancak maalesef bu geçmişe duyulan özlemin değil,ruhunu yitirmeye başladığımız bu özel günlerin,her yeni sene ile biraz daha yok oluşuna şahit olmanın,bizlere binlerce yıldır o özel günlerde aynı sevinçler ve aynı heyecanlar tattıran duyguları kaybetmenin serzenişleridir.
Bayram öncesinden tüm ülkede başlardı o büyük telaşe.Devletin en üst kademesinden tutun en mütevazi aile reisine .Öncelikle bayram alışverişi bir ritüel gibiydi.Olmazsa olmaz yani.Ev hanımları haftalar öncesinden bayram münasebeti ile ev temizliğine girişir,çocuklar ise ellerinde hesap makinası olmaksızın bayramda toplayacakları başhiş’in hesaplarını yaparlardı.(Her ne kadar yapılan hesapları hediye edilen mendiller bozsa da.)
Ve Arife akşamı çocuklar bu ritüelin bir parçası olarak muhakkak banyo yaptırılır (arife gecesi banyo yapmak boy uzatırmış inancı nedeni ile) sabah giyeceği cici bayramlıklar muhakkak yatağın başucunda olur.Ve uzun heyecanlı bir gecenin ardından sabahın erken saatlerinde baba’nın seslenmesi ile birlikte cami nin yolu tutulur.
Bayram namazı sonunda genellikle hepside birbirini tanıyan cemaat cami kapısının önünde saf olur istisnasız herkes bir biri ile bayramlaştıktan sonra herkes önce evlerine sonrasında ise sırası ile aile büyüklerinden başlayan ziyaret silsilesi ile bayramların en büyük özelliği olan buluşma,ziyaret,hasbıhal bunun yanısıra en büyük özelliklerden biri olan küskünlüklerin son bulması dargın insanların buna son vermesi o eski diye adlandırılan bayramların güzel olarak hatırlanmasında en büyük etkenlerdir.
Sokaklar çocuklarla dolu maytaplar,çatapatlar,mantar tabancaları en büyük eğlenceleri.
Toplanılan hasılatlar genelde bu işlerde tüketiliyor.Macuncular,elma şekerciler,baloncular ve pamuk şekerciler her sokağın başında etraflarında onlarca çocuk.Haa bir de ayı oynatıcılarımız vardı o günlerde mahalle aralarından eksik olmayan.Ben her ne kadar çok korkuyor olsamda uzaktan bir yerlerden o hayvanın vahşi görüntüsünün yanısıra nasıl da o adama saldırmadan onun dediklerini yaptığına hayretle bakıyor,akıl sır erdiremiyordum.
Bu gün bayram.
Birey olarak toplum olarak bayramın bizlerde yaptığı en büyük çağrışım nedir sizce ?
TATİL….
işte bizlere sıklıkla “nerdeee o eski bayramlar”dedirten olgu bu.Bayramı 8/9 günlük tatil olarak algılatan bunun haricinde bayram’ın ruhunu yok eden ,aile büyüklerini, komşularını ,akrabalarını unutan küskünlüklerinin sürmesine,bu toplumun bir nev’i tutkalı olan bu alışkanlıklarımızın terkedilmesinden duyulan bir rahatsızlık, bir şikayettir bu sözün aslı…
20.12.2007