Ölümsüz Aşklar -Ferhat İle Şirin
11.02.2008
Ferhat,saraylara süslemeler yapan yiğit bir delikanlıdır.Bu vesile ile Amasya sultanı Mehmene Banu sultan’ın sarayında çalışmaya başlar.Bu nakkaş genç sarayda çalışırken zalim sultan’ın ay parçası gibi güzel kız kardeşi Şirin’i görür ve ona delicesine bir sevda ile bağlanır.
Yaptığı tüm süslemelerde ona olan aşkının tüm zerafeti çizgilerine yansımakta görenlerde büyük hayranlıklar uyandıran işlere imza atmaktaydı.Lakin içindeki sevdasını çok fazla gizleyemedi ve sultan’a şehrin ileri gelenlerinden bir heyet göndererek kızkardeşine Allahın emri peygamberin kavli ile talip olduğunu iletti.
Bunu duyan sultan hırsından küplere binsede gerek aracı olanları küstürmemek gereksede bu durumu lehine çevirebilecek bir arayışın içine girdi. Amasya o dönemlerde yoğun bir kıtlık yaşıyordu ancak bunun bir şekilde çözümü mümkündü.
Şahin kayası denilen bir dağın ardında şehre yetecek su vardı ancak o dağın delinmesi ve suyun şehre indirilmesi oldukça güç hatta imkansız gibi bir şeydi. Ve zalim sultan “dağı del suyu şehre indir Şirin senindir” der.
Ferhat,Şirin’e kavuşabilmesi için bir imkan bulmuştur dururmu artık hangi dağ hangi kaya içindeki ateşe karşı durabilir ki. Külünk’ü vurdukça vurur kayanın böğrüne böğrüne.Her parçaladığı kayanın sevdiğine bir adım daha yaklaştırdığını düşünerek vurur,vurur,vurur.
Kayalar dahi bu yüce aşığın içindeki ateşi hisseder de ona yol verirler sanki.Derken aylar sonra kayalar pes eder yol verirler suya,aşka susamış Ferhat’a.Öyle ki suyun sesi şehirden dahi duyulmaya başlanır.
Mehmene Banu sultan, verdiği sözden dönemeyeceği için alçakça bir plan düşünür ve Şirin’in dadısını Şahin kayası’na gönderir.Dadı Ferhat’ın çalıştığı kayalığın yanına gelerek “Ey Ferhat sen dağı delip suyu şehre indirdin ancak zavallı Şirin o sudan içemeyecek o bu bereketli günü göremedi,Şirin öldü Ferhat “der.Bunu duyan Ferhat acı bir haykırışla”Şirin öldü ise bu dünyada yaşamak bana haram “diyerek elindeki külük’ü havaya fırlatır külünk Ferhat’ın başına düşer ve oracıkta vefat eder.
Alçak sultan amacına ulaşmıştır ancak olaydan bir şekilde haberdar olan Şirin acı içinde saraydan kaçarak Ferhat’ın öldüğü yere gider ve Şahin kayasından aşağıya atlayarak kendisini ölümün kucağına bırakır.
Su gelmiştir artık akar tüm coşkusuyla bulunduğu yere hayat getirmiştir ancak bu iki sevgili yoktur dünyada.İki aşığı gömerler yanyana.Her mevsim iki mezarda da birer gül bitermiş sevenlerin anısına.Ancak iki mezar arasında birde çalı yetişirmiş mezarları ve gülleri ayırmak için.
külünk:kayaları parçalamak için ucu sivrice kazma
Sevgili gençler,değerli ebeveynler
Aşk,bu dünyada bir insanın tadabileceği en muhteşem duygudur.İnsanoğlu doğası gereği sevme ve sevilme ihtiyacı hisseder.Aşk,çöllere de düşürmüştür dağları da deldirmiştir yeter ki buna değecek insana ulaşabilelim. 14 Şubat arifesinde siz değerli kardeşlerimden ricam asla ve asla sevgide sahtecilik yapmayın asla insanların duyguları ile oynamayın.Seviyorsanız ölümüne peşinden gidin sevmiyorsanız karşınızdakinin de insan olduğunu düşünüp duyguları ile oynamayınız çünkü bu bir insanlık suçudur.
Değerli ebeveynler,
Sizlerde sevme çağında olan güzel çocuklarınıza anlayışlı olmaya, onları anlamaya ve hatta sorunlarının çözümü hakkında yardımcı olmaya gayret ediniz çünkü sevmek bu dünyadaki en masum en temiz eylemdir.
Sevdiğinizi 14 Şubat günü değil her Allahın günü söyleyin ancak modaya uyup bir hediye alırsanızda fena olmaz hani…
Saygılarımla,
Etiketler: 14 şubat, amasya, ebeveyn, efsane aşklar, Ferhat ile Şirin, ferhat ile şirin aşk hikayeleri, ferhat ile şirin aşk hikayesi, ferhat ile şirin resimleri, ferhat ile şirin şiirleri, ferhat ile şirinin aşkı, kara çalı, kazma, kıtlık, külünk, mehmene banu sultan, nakkaş, nerde o eski aşklar, Ölümsüz Aşklar -Ferhat İle Şirin, şahin kayası
Kategori: Aşk Hikayeleri
Yorumlar 12
1. DOĞAN SOFRACIOĞLU | 19.12.2009 at 06:05
AMASYA VAKFI KURUCULARINDAN Ben Doğan SOFRACIOĞLU; Üzülerek görüyorum ki; BÜTÜN TÜRK HİKAYELERİ ve EFSANEELRİ gibi FERHATLA ŞİRİN için de yüzlerce değişik anlatım ve yorum var.
Azeriler, İranlılar, herkes bzşka bir yöne çekiyor. Oysa be bu efsaneden BUGÜNE Bu gün O Yörede YAŞAYANALRA ve bütün İNSANLIĞA bir DERS verildiğini, BAŞKA bir ŞEYİN anlatılmak istendiğini düşünüyorum.
Değişik düşünenlere ve yazanlara saygı duyarım ama ben bakın ne diyorum;
AMASYA ve Ferhatla ŞİRİN!…
Sevgili Dostlar, bu gün biraz AMASYA’dan bahsedeceğim.
AMASYA’da FERHATLA ŞİRİN’den söz edeceğim.
Ferhat’la Şirin olayı Dünyada Yalnız AMASYA’da olan çok özel bir OLGUDUR.
FERHAT, ANADOLU’da, ASYA ve ORTADOĞU TÜRK Diyarlarında, İmkânsızın Başarılma Öyküsüdür.
İnsan gücüyle ve o günün tekniği ile KAYALARI Pamuk Yığınları gibi atacaksınız, bu kolay değildir. Bu iş fiziksel güçle çok zor yapılır, bunda bir mucize gerektir. İnsanüstü bir güç gerektir. FERHAT Bunun SEMBOLÜDÜR.
Ferhatla Şirin, Anadolu’da SAF ve TEMİZ bir aşkın, ENTRİKALARLA Savaşının ÖYKÜSÜDÜR.
Evet, Ferhat’la ŞİRİN, bir semboldür. Her zaman nice FERHATLAR olmuştur. Ve nice SAFLIK timsali ŞİRİNLER!…
Ve Hep CADI Kadınlar olmuştur. CADI KADIN da bir semboldür.
Bu gün CADI KADIN; Çirkin POLİTİKA Demektir.
CADI KADIN; İFTİRA Demektir. CADI KADIN, Dedikodu, Adam Yıpratma, HASET Demektir. Fesat demektir..
Cadı Kadın, TOPLUMUN Başına bela olan KÖTÜ HUYLAR ve Kötü HUYLULAR Demektir. Bu anlamda Cadı Kadın hep olmuştur. Ve hep olacaktır.
Allah FERHAT’lara güç versin. Sabır versin. ŞİRİN’lere; akıl, iz’an versin, sabır versin, basiret versin. Versin de; ne Farhat; ne de Şirin, Cadı Kadınlara aldanmasınlar. Onlara inanıp yıpranmasınlar.
Yaşamın her döneminde, Ferhatlar vardır ve olacaktır. Şirinler vardır ve olacaktır. Herkes yaşamının bir döneminde FERHAT olmuştur. Herkes bir dönemde ŞİRİN olmuştur. Ve herkes CADI KADINLARLA Karşılaşmıştır.
Allah Ferhatlara, Şirinlere akıl, izan versin, güç versin. Basiret versin. Versin de CADI KADINLARI fark etsinler, onlara kanmasınlar.
Bazen batı toplumları da bu özlemi duymuş ve kendi kahramanlarını dile getirmiştir. Ama onların düşünceleri daha maddeci, daha basit, belki bir anlamda onlara göre daha gerçekçidir.
Onlarda da olmazı başaranlar, başarmak isteyenler vardır. Örnek olarak bir DON KİŞOT Vardır. YELDEĞİRMENLERİ ile savaşmıştır. Orada da bir özlem vardır. İmkânsızın başarılma özlemi dile getirilmiştir. Ama sonu hüsran olduğu bilinerek bu yapılmıştır. Bu onların maddeciliğinden kaynaklanmaktadır.
Bizim Ferhat’ımız sadece bir MASAL değildir. O vardır. O bir gerçektir.
Hikâyeyi biraz daha irdelersek, bakınız neler görebiliriz..
Ferhat, bir taş ustasıdır. Nakkaştır. İyi bir sanatkârdır. Ama bir saraylı değildir.
Şirin bir saraylıdır. Amasya SULTANI, Mehmene Banu’nun Kız Kardeşidir. Yani o da bir Sultandır.
Bir bakıma; Ferhat’la Şirin aşkı, bir saraylı ile bir Sultan ile bir Halk Yiğidinin aşkıdır.
Böylesi hikâyeler benzer şekilde bütün kültürlerde vardır.
Olagelmiştir. Ama Ferhat’la Şirin’de bir başka güzellik vardır.
Bir kere ŞİRİN adına bakar mısınız, Batıdaki gibi çok unvanlı PRENSES ŞİRİN Sultanlar Sultanı, Filancaların Filancası, Güzel Şirin değil, Sultan Şirin değil sadece: ŞİRİN ..
Onun Mehmene Banu Sultanın Kızkardeşi olduğunu ancak kayıtlarda görürsünüz. Hikayede sadece Şirindir O!..
Sadece bu yönüyle bile, bir güzellik, bir asalet, bir sadelik vardır anlatımda. Anadolu halkının yalın özlemi vardır. Şaşaaya, debdebeye, itibar etmeyen ANADOLU’nun sadeliği vardır. O, ŞİRİN’dir. Tıpkı LEYLA Gibi, o bizim öz sevgimizdir. SADE’dir. Anadolu İnsanı gibi, yalındır. Ama güzellik ifade eder, yücelik ifade eder.
Ferhat da öyledir. O da bir Anadolu asaleti, Anadolu gücü ve güzelliğinin ifadesidir. YUNUS gibi, Mecnun gibi, bu toprakların yalın GÜCÜ’dür.
Ve Ferhat, başta da söyledik; İmkânsızın başarılma öyküdür. İnsan gücüyle yapılamayacağı düşünülen şeylerin AŞK’la yapılabileceğinin öyküsüdür.
Ferhat’la Şirin başka bir öyküdür. Anlamak gerekir. Anlatmak gerekir.
Leyla ve Mecnun da vardır. Ama onlardan kalan iz bulamazsınız. Leyla ve Mecnun soyut bir hikâye gibidir. Tahir ile Zühre vardır. Ama izleri yoktur. Yunan tanrılarına kadar gidiniz. Anlatılan aşk hikâyeleri hep soyuttur.
Ama burada FERHAT ve ŞİRİN hikâyesinde SOMUT bir eser vardır.
AMASYA’ya hayat verdiği anlaşılan SU KANALI!.. Ve bu kanalın yapımı, öyle çok kolay bir olgu da değildir.
Bu gün bile, günümüz imkânları ile öylesine estetiği olan bir sanat şaheserini zor yaparsınız. Patlatır atarsınız ama, geriye Ferhat Su Kanalı gibi bir şaheser değil bir moloz yığını kalır. Betonla demirle, motopompla suyu götürürsünüz. Ama böyle bir kanalı zor yaparsınız.
Belki, bu güne kadar hiç bu gözle bakmadınız. Ferhat su kanalı bir şaheserdir.
Ferhat su kanalı, onun üzerine kurulan AŞK HİKÂYESİ ile bütünleştiği zaman bir şaheserdir. O eserin bir insan tarafından, KESKİ ve KÜLÜNK’le yapıldığını düşündüğünüz zaman, bunun izlerini o taş üzerinde gördüğünüz zaman, o bir şaheserdir.
Bütün bunların ŞİRİN için, Şirinin Saf ve Temiz Aşkı için yapıldığını düşündüğünüz zaman o bir şaheserdir.
Şimdi lütfen, Ferhat su kanalını bir de bu gözle yeniden izleyin.
Bakın, taş üzerindeki keski izlerine elinizi sürün, dokunun, ŞİRİN’i düşünün..
FERHAT’ı düşünün. Bu gün bile, günümüz imkânları ile bile zor yapılacak olan o eserin bir insan tarafından ve kısa sürede yapıldığını düşünün.
İmkânsızın nasıl başarıldığını düşünün. Ferhat’ın AZMİNİ ve KARALILIĞINI düşünün.
Ve CADI kadını düşünün.
Hayatınızda karşılaştığınız CADI kadınları düşünün. Muhatap olduğunuz ÇİRKİN Politikayı düşünün. Size haset edenleri düşünün. Fırsatçıları Kıskançları düşünün.
Ve siz, siz olun Cadı Kadına kanıp da Şirin aşkından vazgeçmeyin. Azim ve kararınızdan hiç kaybetmeyin. FERHAT olun, ama cadı kadınlara kanmayın. ŞİRİN’i hiç aklınızdan çıkarmayın.
AMASYA’yı hiç aklınızdan çıkarmayın.
Kim ne derse desin siz Amasya için çalışmaya devam edin.
Sizin Şirin’niniz Güzel Amasya’dır.
AMASYA Memleket Sevgisinin SEVGİ SELİNE Dönüştüğü Yerdir. AMASYA coşku demektir. SEVGİ demektir. Bunları hiç unutmayın.
Ve nihayet bu gün Amasya BİLİNÇLİ Yöneticileri ile SAHİP OLDUĞU DEĞERLERİN Farkında olan ve bu değerleri TURİZM olarak, KÜLTÜR olarak, Toplumsal YARGI olarak ihraç eden önemli merkez haline gelmektedir.
Sevgili Yöneticiler, Sivil toplum Kuruluşlarının Sevgili Yöneticileri, Sevgili Dostlarım; sizler de benim gibi birer Ferhat’sınız.
Sizin Şirin’iniz olan MEMLEKETİNİZ için çalışmaya devam ediniz.
Ve sakın ola ki, “Cadı Kadınlara”, yani Çirkin Politikaya, yani Hasetlere Fesatlara asla itibar etmeyiniz…
Herkese selam, sevgi ve saygılar sunuyorum..
(ÇORUMHABER, HABER AMASYA SİTELERİNDE VE “YEDİKIRIN İRİ GÖZLÜ KUĞUSU CİLANBOOL” isimli kitabımızda yayınlanmıştır.)
2. ferhat pamuk | 08.05.2009 at 05:40
ben özlemi cokk seviyorum herkes duysunnnnnnnnnnnnn
3. Nazlı-cık | 10.04.2009 at 05:28
4. mehmet | 20.10.2008 at 15:18
hersevenelr gııb kavusmamıslar…ya nıye sevenelrı ayırıyorlar bu hayat cok acımasız bu dunyanın obur tarafıda var orda bu sefer sevenler kazanacak…
5. ayla | 05.07.2008 at 12:35
ne denebılırkıı hersey ortada…..
6. duygu | 05.07.2008 at 10:16
çok guzel bi hikaye bende şuan bu duyguyu yaşıyorum ve onu çok seviyorum.
SENİ ÇOK SEVİYORUM ERKANNN
7. funda keser | 03.07.2008 at 08:32
bende bu aşkı yaşadım yaşıyorum ve onu hala çok seviyorum allah herkese nasip etsin
8. seda | 22.06.2008 at 15:30
çok acıklı ama çok güzel
9. arda | 27.03.2008 at 13:08
çook güzel
10. aşkın_ist | 17.03.2008 at 15:44
süper bee
11. tugba | 03.03.2008 at 06:13
çok güsellllllllllll
12. tanju | 12.02.2008 at 13:50
slm arkadslar nbr
Hadi Yorum Yazalım