İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır”, der Dostoyevski…
Veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yıldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer.
Birlikteliğin örttüğü tüm kusurları ayrılık sergiler.
Bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir.
“Ölene kadar” diye söz verilmiştir, ama “ölüm yolunda” başka tercihler belirmiştir.
Kararsız prensesin vicdanı azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı “aklını başına al” diye fısıldar kulağına; haytası ise “kalbinin sesini dinle” diye cekiştirir eteğinden.
Hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar.
“Ama”yla biter alelade iltifat cümleleri: “Sen iyi bir insansın, ama arkadaşlarin kötü”, “Seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim”, “Ben başka türlü bir beraberlik düşlemiştim” vs..vs..
Sonra gelsin uykusuz geceler… bir türlü karar verememeler… Ruhen gidip gelmeler… “Hele biraz daha zaman geçsin” diye nikah ertelemeler…
Birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar..
” Coco-cola gibi hayatimin tadisin,tefalsin herşeyin en iyisini bilirsin,cornettomsun aşkimla erirmisin,yeni rakimsin hayata yeniden bakişimsin,efesimsin içtikçe bitmeyen nefesimsin,nutellamsin en değerli türk findiğimsin,hanimellerimsin anne eli değmiş gibisin,arçelik gibisin çelik gibi kuvvetlisin,ikea gibisin ewimin herşeyisin,turkcell gibisin hayata seninle bağlaniorum (:
Biliyorum bir gün bir gemi gelecek
Bu sensiz limana ama o gelene dek
Sensiz kalacak bu iehir
Sensiz kalacak bu liman
Sensiz batacak bu güneş
Devamını okuyun...»
Bir ses olmalı
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla. Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka. Bir dost göz arayışıyla, saat tıkırtısıyla. Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla. Ama; “Günün aydın, akşamın iyi olsun” diyen biri olmalı. Devamını okuyun…»
Merhaba arkadaşlar. Malumunuz internette begüm-fulya-mert furyası sürüp gidiyor. Begüm’ün sevgilisi Mert tarafından en yakın arkadaşı fulya tarafından aldatılması üzerine intikam görüntüleri sizlerler paylaşıyorum.